+ simple machines forum smf.gen.tr ödüllü seo webmaster yarışması » KÜLTÜR-SANAT-HAYAT » İslamiyet ve İnsan (Moderatör: wampirella)
 HZ.MUHAMMED(S.A.V)'E YAZILMIŞ DUYGU DOLU MEKTUPLAR...

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: HZ.MUHAMMED(S.A.V)'E YAZILMIŞ DUYGU DOLU MEKTUPLAR...  (Okunma Sayısı 66 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 15 Temmuz 2008, 20:25:56 »
wampirella
.*.*.*SESSİZLİK İŞİTİLMEYEN BİR FERYATTIR.*.*
SuperModerator
Tiryaki
*****



DİKKAT:BağımLıLık YapaBiLir...

Rep Gücü: 7
Rep 1300



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2921

HissetмeLiyiм vαrLıqıиı uzαktα oLsαиdα...


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar

Üyelik Bilgileri
HZ.MUHAMMED(S.A.V)'E YAZILMIŞ DUYGU DOLU MEKTUPLAR...

Efendim

Benden 1400 yıl önce yaşaman beni o kadar yaralamıyor, benden kilometrelerce uzakta yaşamış olmanda, beni asıl yaralayan senin yolunda yürüyememek senin dediğin gibi yaşayamamaktır. Sadece asırlarımız ve mekânlarımız değil korkarım kalplerimizde ayrı düşmüş.

Senin getirdiğin dine yıllarca bayraktarlık etmiş bir milletin torunlarıyız. Ama senden uzak yine senden uzağız. Namazlarda bile yeterince yakın değil kalplerimiz sana. Neden? Neden? Birçoğumuz bunu bile düşünmüyor. Olsa olsa seni yeterince sevmemekten ya resul seni yeterince sevmemekten. Seni seviyorum ya resul. Bunu haykırmak istiyorum. Artık senden uzak kalmak sevgiden merhametten hakikatten uzak durmak istemiyorum.

Seni, âlemleri iç içe en ince detayına kadar mükemmel bir sanatla tezyin eden San-i hakimin en yüce sanatı olduğun için seviyorum.

Seni, tüm âlemi yaratan ve tüm ihtiyaçlarımı karşılayıp har an duama cevap veren Halik-ı rahim sevmemi emrettiği için seviyorum.

Seni, yüzün suyu hürmetine yaratılan şu kainatta yine senin yüzün suyun hürmetine yaratıldığım için seviyorum.

Seni, İnsanı insan eden, esfel-i safilinden kurtarıp ala-i illiyin e çıkaran iman nimetine ermemize vesile olduğun için seviyorum

Seni, bizlere eşrefi mahlûkat olduğumuzu öğrettiğin hem her davranışın hem de insanlığın kemal noktasını gösterdiğin için seviyorum.

Seni, ümmetini kendinden çok düşündüğün için bizi bizden çok sevdiğin için seviyorum.

Seni, Âlemlerin Rabbi sana habibim dediği için onun sevdiklerini sevmememizi yerdiklerini yermemizi emrettiği için seni seviyorum.

Seni, Kuran’ın senin eline indiği ve o mübarek lisanınla bize ulaştığı ve yine o mübarek kitapta Âlemlerinin rabbi seni muhatap kabul ettiği için seviyorum.

Seni, bizzat sen seni sevmemizi istediğin için seviyorum.

Seni sevmenin karşılığında dünyada gelip geçmişlerin en hayırlısı olan senin sevgine ulaşacağımı bildiğimden seviyorum.

Seni, seni sevmenin öbür dünyada senin şefaatine mazhariyete vesile olacağını bildiğimden seviyorum.

Seni, sana yakın olmak için, Allaha yakın olmak için seni, Allah rızası için seviyorum

Ey bana yaratılmışların en sevgilisi annemden, babamdan, kendimden ve vatanımdan daha sevgili olan,.isimlerinden birini taşımakla müşerref olduğum, alemlere rahmet, peygamberim Muhammed Mustafa.

Senden uzak kalan adın anıldığında salâvat getirmeyen sünnetine ittiba etmeyen, günahlara dalan seni ve getirdiklerini unutan bizim için yaptıklarını, bize gerçek ölümsüzlüğü gösterdiğini bize hâlikımızı tanıttığını unutan bu gence yardım et. Bu durumdan kurtar. Bu dünyada ve öbür dünyada yalnız bırakma

Sen buyuruyorsun ki “ahirette kişi sevdiği ile beraberdir” inşallah yanında oluruz ey resul. Seni fani, kötü, hevamıza hitap eden şeylerden daha çok sevmişizdir.

Ey resul Allahtan diliyorum ki beni sana komşu yapsın. Ve o mübarek cemalini göstersin. O mübarek elini öptürsün. Kevser havuzu başında mübarek cemalini görmek dileğiyle



Allahümme salli ala seyyidina Muhammed in ve ala ali seyyidina Muhammed
« Son Düzenleme: 10 Kasım 2008, 19:25:25 Gönderen: gokhan57 » Logged

                                                                                                       
           
!!!...W.A.M.P.İ.R.E.L.L.A ...!!!                                                                                                                          
« Yanıtla #1 : 15 Temmuz 2008, 20:27:46 »
wampirella
.*.*.*SESSİZLİK İŞİTİLMEYEN BİR FERYATTIR.*.*
SuperModerator
Tiryaki
*****



DİKKAT:BağımLıLık YapaBiLir...

Rep Gücü: 7
Rep 1300



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2921

HissetмeLiyiм vαrLıqıиı uzαktα oLsαиdα...


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar

Üyelik Bilgileri
Ynt: HZ.MUHAMMEDE YAZILMIŞ DUYGU DOLU MEKTUPLAR...

O nurdu

O, bir çekirdekti. Her şeyden önce O yaratıldı. Kâinat O’nun üzerine yeşerdi.

Âlemler O nurla var oldu; küre küre, sema sema...

Kâinat O nurdan açıldı; dal dal, yaprak yaprak, çiçek çiçek… 

Önce Âdem’in alnında parladı. Sonra pak alınlarda ışıldadı; asır asır, devir devir…

Ta geldi Saadet Asrı’na dayandı. İnsanlık emanet aldığı nuru sahibine teslim etmeye hazırlandı. Âlem o Kutlu Doğum şölenine uyandı.

Abdullah’ın alnında son kez misafir olan nur, Amine’nin cemalinde cilveleşti...  Melekler bile O nura hayrandı.

Sonunda nur, sedefini buldu, libasını kuşandı. Münevver bir meyveye dönüştü.

Çekirdekle meyve, “iptida ile intiha birleşti.” Muhabbet, Muhammed’i doğurdu.

“Doğdu o saatte ol Sultan-ı Din,

Nura gark oldu semavat ü zemin”

…Ve “Sen olmasaydın” sırrı tahakkuk etti.   

 

O seçilmişti

Önce varlıklardan canlılar süzüldü. Bitkilerden hayvanlar ayıklandı. Hayvanlardan insanlar elendi. İnsanlardan veliler sağıldı, velilerden peygamberler…

Peygamberlerden ise yalnız ve yalnız bir O seçildi ve bu yüzden adına seçilmiş dendi. Âlemin en eşrefi, varlığın en kerimi, her şeyden en üstünü, Mustafa oldu…

 

O en güzeldi

Yüzü dolunay gibiydi. Girdiği yere ışık ve nur saçardı. Gözler ve gönüller aydın olurdu.

Medine kızları, “Talea’l-bedru” ile afakı çınlatırken Yahudi âlim Abdullah ibni Selam ötelerden koşup geldi. Kalabalık arasını yararak o cemale ulaştı. Gözleri nur yüzüyle buluşunca hemen hükmü bastı:

“Vallahi bu yüzde yalan olmaz!”   

O’nun güzelliğini Hz. Aişe anlatırken “Yusuf’u çekiştiren ve parmaklarını doğrayan kadınlar, eğer benim Efendim’in güzelliğini görmüş olsalardı, ellerindeki bıçakları göğüslerine saplarlardı!” demişti.

Evet, O güzeller güzeliydi…

Ebu Hureyre anlatıyor:

“Ben ondan daha güzelini görmedim. Sanki güneş mübarek yüzlerinde yürürdü. Ondan daha hızlı yürüyeni de görmedim. Sanki yeryüzü ayağının altında dürülürdü. Beraber yürürken kendimizi zorlardık, ama o hiç zorlanmazdı.”

 

O övülmüştü

Yerdekiler O’na çok övülmüş (Muhammed) göktekiler O’na en çok övülen (Ahmed) dediler. Ve bu yüzden şair onun için 

“Sen Ahmed-i Mahmud-u Muhammed’sin Efendim 

Hak’tan bize bir ihsan-ı müeyyedsin Efendim” dedi.

   

O mütevekkildi

En korkulu anlarda bile sarsılmazdı. Düşmanların ayak sesleri duyulduğu anda, mağarada ikinin ikincisi korku ve endişe ile sarsılırken, O, “Korkma, üzülme!   Muhakkak ki, Allah bizimle beraberdir” dedi.

O yüksek bir tevekkülle yalnız Allah’a dayanırdı…

 

O şefkatliydi

Savaş bitmiş, esirler alınmış, ganimet dağıtılmaktaydı. Bir kenarda kutlu ashabıyla oturmuş, hemdem oluyordu. Esirler arasında telaşla öteye beriye giderek kaybettiği yavrusunu arayan, bulunca da bağrına basan bir anne gördü. Mübarek gözleri doldu ve:

“Biliyor musunuz, Allah kullarına şu annenin evladına olan şefkatinden daha şefkatlidir!” buyurdu.

 

O elçiydi

Arz üstünde durup, Arş-ı Ala’ya el kaldırıp, Mavera’dan aldığı ilahi emirlerle beka yollarını, saadet-i ebediyenin nuranî âlemlerini insanlığın önüne açan bir elçiydi o…

“Ey insan kendini oku, âlemi oku, kâinatı oku. Bu işlerde, bu oluşlarda bir iş var. Abes olma, abes yapma! Sonsuz saadetlere namzet olduğunu bil, ayıl” diye uyaran bir elçi…

 

O adildi

En çok sevdiği biricik kızı Fatıma’ydı. O gelince ayağa kalkar, alnından öper, yanına oturturdu.

Bir gün eşraf, kendinden hırsızlık yapan Fatıma isimli bir kadının affını istediler. Cemalinde celal parladı ve “Vallahi kızım Fatıma aynı suçu işlese yine aynı cezayı veririm” buyurdu. Çünkü O, şefkati adaletine engel olmayan bir adildi.

 

O cesurdu

Bir gece Medine dışından düşman saldırısını andıran sesler işitildi. Cesur atlılar hemen o tarafa gittiler. Karanlık perdesinden kendilerine doğru birinin geldiğini sezdiler. Yaklaştıkça baktılar ki O…  Ebu Talha’nın çıplak atı üzerinde kılıcı omzuna asılı halde tebessümünden güller açıyor, “Korkulacak bir şey yok!’ diyordu.

Kudsi şecaati gereği herkesten önce gitmiş, bakmış ve dönmüştü. 

 

O rahmet timsaliydi

Medine kavruluyordu. Yedi aydır yere tek damla düşmemişti. Sahabe bitkindi. Bir cuma günü destursuz bir bedevi mescidin kapısında durup, minber üstündeki Peygamber’e içinden geldiğince seslendi:

“Ya Resulallah, yandık kavrulduk. Rabb’ine dua et de rahmet göndersin.”

Mübarek ellerini kaldırdı. Hurma liflerinden örülü mescidin damı arasından sema görülüyordu. Bulutlar uçuşmaya başladı.

Ve rahmet damla damla inmeye başladı. O kadar ki O daha minberden inerken yağmur damlaları sakallarından aşağı süzülüyordu.

Yağmur, bir gün, beş gün, tam gelecek cumaya kadar hiç dinmedi... Her yer sele gitti. Yollar kapandı.

Yine aynı sahne ve yine o kalbi dilinde bedevi:

“Ya Resulallah, dua et de kesilsin, boğulayazdık!”

Mübarek eller yine havada:

“Ey Rabbim üzerimize değil, civarımıza yağdır!”

Sahabenin gözü yine hurma dalları arasından semaya dikildi. Bulutlar bu defa gökte kaçışmaya başladılar. Mescitten çıktıklarında Medine üzerinde güneşin tepsi gibi parıl parıl parladığını gördüler…

O rahmetti, rahmet peygamberiydi.

 

O bereket vesilesiydi

Hendek Savaşı sırasında Hz. Cabir, Efendimiz’in (s.a.v.) acıktığını hissetti. Eve koştu:

“Hanım bir şeyler yap Resulullah çok aç!”

“Tamam, ama sakın çok adam çağırıp beni mahcup etme!”

Bir koyun kestiler, biraz da arpa ekmeği yapıldı. Cabir gidip Efendimiz’in (s.a.v.) kulağına eğildi, bir kaç arkadaşıyla birlikte kendisini yemeğe davet etti. Fakat o, Hendek halkına:

“Cabir yemek yapmış, hepinizi davet ediyor!” diye ilan etti.

Koca ordu Resulullah’ın arkasında Cabir’in evine doğru hareket etti. Kalabalığı gören Cabir’in hanımı ellerini dizlerine vurarak, “Ben şimdi ne yapacağım?” diye telaşlandı. Cabir’e, “Sana dememiş miydim?” diye çıkıştı.

Efendimiz ekmeğin ve yemeğin başına geçti, bereketle dua etti. O bin kişi yiyip kalktıktan sonra tencerelerinde yemek kaynıyor, artan hamurdan geriye daha yapılacak ekmek kalıyordu.

 O, gayb hazinelerinin sahibi yanında duası makbul ve berekete mazhardı.

 

O azizdi

İnsanlar arasından çıkarılmış bir peygamberdi. Adı alçak demek olan dünyada, insanlar arasında yürüyordu. Ama o aslında Arş’ta yürümeye layıktı. Yerde olması onun izzetine halel vermiyordu. O insanlığın elinden tutup onları Arş’ın gölgesine, cennete çıkarmak için yerde yürüyen bir azizdi…

İbn-i Mersed anlatıyor:

“Bir gün huzuruna girmiştim. Bir hasır üzerinde uyumuş ve hasır vücudunda iz yapmıştı.

’Efendim, bir yatak temin etsek hasırın üzerine sersek‘ dedim. Buyurdu ki:

’Benimle dünya arasındaki bağ nedir ki? Dünya ile benim misalim, bir ağaç altında gölgelenip, sonra da terk edip giden bir yolcu gibidir.’”

Evet, O bu dünyada aziz bir yolcu idi. İnsanlığa hep ebediyet yolunu işaretleyen Aziz bir misafirdi…

O, Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) idi.

Rabbim bizleri bu dünya misafirhanesinde onun sünnetine ittibada muvaffak ve ukbada şefaatlerine nail eylesin. (Âmin)

 

 
Logged

                                                                                                       
           
!!!...W.A.M.P.İ.R.E.L.L.A ...!!!                                                                                                                          
« Yanıtla #2 : 15 Temmuz 2008, 20:29:15 »
wampirella
.*.*.*SESSİZLİK İŞİTİLMEYEN BİR FERYATTIR.*.*
SuperModerator
Tiryaki
*****



DİKKAT:BağımLıLık YapaBiLir...

Rep Gücü: 7
Rep 1300



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2921

HissetмeLiyiм vαrLıqıиı uzαktα oLsαиdα...


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar

Üyelik Bilgileri
Ynt: HZ.MUHAMMEDE YAZILMIŞ DUYGU DOLU MEKTUPLAR...

Bir ben değil âlem sana, hayran diye sevdim... diye başlıyor bir Peygamber aşığı şiirine ve sonra şöyle devam ediyor:

“Mahşerde nebîler bile Senden meded ister,

Gül yüzlü melekler sana hayran diye sevdim.’’

Ne mümkün onu sevmemek? Hem de annemizden, babamızdan, eşimizden çocuğumuzdan daha fazla? Yoksa kâmil mü’min nasıl oluruz! İnsan sevdiğine bir şeyler söylemek, anlatmak istediğinde dili dolaşır, duygularını tarifte zorlanır ya. Söz sultanları da o sevgiliye muhabbetini arz ederken kelimeleri bir dantela gibi işleyip, duygularıyla süsleyip örmüşler. Buyrun Yunus’a kulak verelim:

“Canım kurban olsun senin yoluna

Adı güzel kendi güzel Muhammed

Gel şefaat eyle kemter kuluna

Adı güzel kendi güzel Muhammed.’’

Yunus böyle der de Zekai Dede gibi muhteşem bir bestekâr Beyati makamında seslenmez mi asırlar ötesinden?

“Ey risâlet tahtının şâhı cihan peygamberi

Vey nübüvvet tâcının dürrü sedefle gevheri

Zâtı pâkindir cihanın misk ü bûy-i anberi

Ey enbiyalar serveri hem evliyalar rehberi

Esselatü vesselâm ey hâdi-i cümle ümem

Essalatü vesselâm ey sahib-i lütf-u kerem.’’

Ya Seyyid Seyfullah’ın aşkına ne demeli acaba?

Bağrımdaki biten başlar Muhammed’in (a.s.m) aşkındandır.

Bu akan yaşlar Muhammed’in ( a.s.m) aşkındandır.

Hakkı Efendi gibi meded isteyenler onun dilinden şöyle yalvarıyor O Sultan’a;

Bahr-i aşkda bî kararım ya Resulallah meded

Âşık-ı bî ihtiyarım ya Resulallah meded

Hakkiya dil hastedir göster cemalin ey tabib

Bu recada muzdaribe ya Resulallah meded

Şeyh Galip ise Dellalzade Hacı İsmail’in Irak makamındaki bestesinde ise duyduğu hürmeti şöyle izhar ediyor;

Sultan-ı rüsûl şâh-ı mümeccedsin efendim

Bîçarelere devlet-i sermedsin Efendim

Divan-ı İlahide seramedsin Efendim

Menşur-i “Leamrük’’ le müeyyedsin Efendim.

Sen Ahmed ü Mahmud ü Muhammedsin Efendim

Hakkdan bize Sultan-ı müeyyedsin Efendim.

1847 yılında vefat etmiş bir hanım şair olan Leyla Hanım sevgili Peygamberinden bakın ne istiyor:

Alil-i derdi isyana devasın ya Resulallah

Bize sûy-i cinane rehnümasın ya Resulallah

Ne yüzle varacak Leyla huzura ruz-i mahşerde

Ona rahm eyle şah-ı enbiyasın ya Resulallah.

1847-1930 yılları arasında yaşamış Şeyh Erbilli Es’ad Efendi de Leyla Hanım gibi niyaz ediyor:

Yetiş imdade ey Şah-ı Risalet, rûz-ı mahşerde

Ki, derd-i bî devayı masiyyet senden şifa ister.

Sarıldım dâmen-i ihsanına ey şâfi-i ümmet,

Dahilek ya Muhammmed (a.s.m) hasta canım bir deva ister.

N’ola bir kerre şâd olsun cemâl-i bâ kemalinle,

Ki, kemter bendeniz Es’ad sana olmak feda ister.

Ömer Nasuhi Bilmen Hocaefendi’ye de bir kulak verelim:

Vücudundur senin timsal-i hikmet ya Resulallah

Kudümün kâinata verdi nüzhet ya Resulallah

Günahkârım peşiman bir kulum gayet perişanım

Niyaz etmeyim senden şefaat ya Resulallah

Gelin bu faslı hem bir söz sultanı hemde Osmanlı Sultanı Sultan III. Ahmed Han’ın dizeleriyle bitirelim:

Zat-ı pâk-i Mustafa’ya aşıkım,

Can ile Fahr’u-l verâya aşıkım,

Muksim-i feyz-i nevadır ol şerif,

Menba-ı cûd ü atâya aşıkım.

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Rabbimizden duâmız bizi O Sultanlar Sultanının şefaatine nail eylemesidir. Amin.
Logged

                                                                                                       
           
!!!...W.A.M.P.İ.R.E.L.L.A ...!!!                                                                                                                          
Sayfa: [1]   Yukarı git
||| GoogleTagged |||

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
duygu yüklü Cstrike şiiiri :D oynayanlar anlar Komik Videolar TeVerro 0 33 Son Mesaj 07 Mart 2008, 00:24:30
Gönderen: TeVerro
SAGOPA KAJMER - Duygu Sömürgesi (Feat. Kolera) Şarkı Sözleri wampirella 6 68 Son Mesaj 13 Ağustos 2008, 13:42:50
Gönderen: wampirella
asık olmak nası bi duygu?? Anketler D!Lo$Hy.. 0 54 Son Mesaj 02 Haziran 2008, 22:54:48
Gönderen: D!Lo$Hy..
HZ.MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V).. İslamiyet ve İnsan wampirella 2 19 Son Mesaj 20 Temmuz 2008, 12:27:06
Gönderen: wampirella
Liseli erkekten liseli kıza mektuplar…… Aşk_Sevgi nur 0 24 Son Mesaj 08 Eylül 2008, 09:23:55
Gönderen: nur
Arşiv

|Site Map1 | |Site Map2 | |Google Tagged | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Vista v2 Design by Çapqino
Bu Sayfa 0.753 Saniyede 33 Sorgu ile Oluşturuldu

30 Kasım 2008, 10:32:05