+ .::ForuMetro::. simple machines forum smf.gen.tr ödüllü seo webmaster yarışması » KÜLTÜR-SANAT-HAYAT » Sağlık (Moderatör: wampirella)
 İşte, pastorize sütün sağlığa zararları

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: İşte, pastorize sütün sağlığa zararları  (Okunma Sayısı 83 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 13 Mart 2008, 01:05:52 »
kımyacı
Tecrübeli Üye
*



DİKKAT:BağımLıLık YapaBiLir...

Rep Gücü: -1
Rep -6


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 137


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar

Üyelik Bilgileri
İşte, pastorize sütün sağlığa zararları

İşte, pastorize sütün sağlığa zararları!

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Ahmet Aydın, sütün, çok faydalı bir içecekken pastörizasyon, yüksek ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geldiğini söyledi. Hangi sütü içelim? Sütü nasıl tüketmeliyiz? İşte cevapları... iyibilgi zoom





Prof. Dr. Ahmet Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sütün raf ömrünü uzatmak için yapılan pastörizasyon ve UHT'nin bazı hastalık yapan bakterileri ortadan kaldırırken, faydalı bakterileri de yok ettiğini söyledi.

Sütün içindeki faydalı bakterilerin hastalık yapmadıkları gibi, birçok hastalığı da önlediğini, sütün kesilmesini ve ekşimesini sağladığını ifade eden Aydın, ''Süt, çok faydalı bir içecekken pastörizasoyon, UHT ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geliyor'' görüşünü dile getirdi.

Ahmet Aydın, pastörizasyonun, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engellediğini, sindirim enzimlerini tahrip ettiğini ileri sürerek, ''Tahrip olan ve sindirilmeyen protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır'' diye konuştu.

Homojenizasyon sırasında uygulanan basıncın süt proteinlerinin moleküler yapısını büyük ölçüde değiştirdiğini kaydeden Aydın, molekül yapısı değişmiş proteinlerin immün sistemini aşırı uyardığını ve çocuğun ileride diyabet, astım ve multiplskleroz gibi ''otoimmün-kendi dokularını tahrip edici'' hastalıklara yakalanmasına yol açtığını iddia etti.

Prof. Dr. Aydın, sütün iyi bir kalsiyum kaynağı olmadığını savunarak, ''Bizim gibi ülkelerde laktaz eksikliği çok fazladır. Bu nedenle bizim gibi ülkeler yoğurdu bilir, yoğurt ihtiyaçtan doğmuştur. Batı ülkeleri yoğurdu bilmez, çünkü onlar süt şekerine daha eğilimlidirler'' dedi.

SÜT, SAĞLAM KEMİKLERİ SAĞLAMLAŞTIRI MI?

Aydın, ''Süt, sağlam kemiklere neden olur'' yargısının da kırılması gerektiğini belirterek, sütün kemikleri sağlamlaştırmadığını, tahrip ettiğini savundu.

Sütün kalsiyum miktarının yüksek olduğunu, ama iyi emilebilmesi için yeterli kalsiyum-fosfor dengesini tutturamadığını ifade eden Aydın, şöyle konuştu:

''Çünkü kalsiyumun emilebilmesi için fosforla belli bir oranı tutturması gerekiyor. Maalesef sütte bire bir gibi oran vardır ve kalsiyum, fosfor iyi emilmez. İyi emilmediği zaman da kana geçmez. En çok süt tüketen ülke ABD'dir, yılda kişi başına 130 litre süt tüketimi vardır. Ve en çok da kemik kırıkları ve kemik erimesi burada görülür. Meksikalı ve

siyahlar fazla süt tüketmezler, bunlarda kemik kırıkları son derece derece azdır.''

Dereotu ve rokada, sütten daha fazla kalsiyum bulunduğunu anlatan Ahmet

Aydın, ''Kalsiyum pek çok yeşil yapraklıda var. Bunlar ayrıca bir yığın vitamin sağlıyor. Hele de bunları taze taze tüketirseniz. Emilim açısından kalsiyum, fosfor oranları da çok iyi. Yeşil yapraklılar kemiklerin kuvvetlenmesi için gerekli olan potasyum, magnezyum açısından da zengin. Kemiklerin güçlü olması için yeşil yapraklıların tüketilmesine önem verilmeli'' dedi.

SÜT ÜRÜNÜ TÜKETİN

Sütü süt olarak değil, süt ürünü olarak kullanmanın daha doğru olacağını dile getiren Aydın, şu önerilerde bulundu:

''Mümkünse günlük mandra sütü tüketilmelidir. Sütü alınan hayvanın meralarda otlamasına ve suni yem yememesine dikkat edilmeli. Temiz olduğuna güveniliyorsa, sokak sütçüsünden de süt alınabilir. Şehirdeki en iyi seçenek, günlük pastörize şişe sütleridir. Uzun ömürlü homojenize kutu sütlerini kesinlikle kullanmayın. Sadece ekşiyen veya kesilen süt ve yoğurtları yiyiniz. Sütü süt olarak değil, mayalanmış olarak yoğurt, kefir, peynir olarak kullanın. Böylece olunca kaynatmaktan dolayı kaybedilen vitamin, mineral ve enzimlerin bir kısmını geri kazanılır.''

TGDF GÖRÜŞÜ

Türk gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren 23 ayrı sektörel derneğin bir araya gelerek oluşturduğu Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Başkanı Şemsi Kopuz da sütün, ''bileşimindeki protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminler açısından dengeli beslenmede önemi tartışılmaz doğal bir gıda olduğunu'' bildirdi.

Topuz, pastörizasyon ve UHT işleminin, ''çiğ sütte bulunan 'patojen-hastalık yapıcı' mikroorganizmalardan kaynaklanacak olası sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacıyla, sütün besin değerlerini en yüksek derecede koruyacak sıcaklık ve sürede optimize edilmiş ısıl işlemleri olduğunu'' anlatarak, ''UHT tekniği ile üretilen sütlere uygulanan bu ısıl işlemlerin aksine sokak sütlerine evde uygulanan geleneksel kaynatma işleminde sütün içerisindeki mikroorganizmalar tam olarak yok edilemediği gibi sütün içerisindeki besin değerleri de kayba uğramaktadır'' dedi.

Homojenizasyonun, ''süt içerisinde bulunan yağ damlacıklarının sütün her tarafına homojen bir şekilde dağılmasını sağlamak ve üst yüzeyde toplanmasını engellemek'' amacıyla uygulandığını kaydeden Topuz, homojenizasyon işlemi ile süt yağının homojen dağılımının sağlandığını, süt yağ globüllerinin daha küçük parçalara bölünmesiyle süt yağının sindiriminin kolaylaştırıldığını bildirdi.


Logged
« Yanıtla #1 : 16 Ağustos 2008, 13:13:58 »
yalcin
Yeni Üye


Bu üyenin avatarı yok

DİKKAT:BağımLıLık YapaBiLir...

Rep Gücü: 0
Rep 0


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar

Üyelik Bilgileri
Gıda Mühendisi İsmail Erbay’ın bize gönderdiği bir makalesinde de:

                     Gıda Mühendisi İsmail Erbay’ın bize gönderdiği bir makalesinde de:

Kanser ve hızla çoğalan hastalık çeşitlerinin , hızla yok olan canlıların ve çevre felaketlerinin  baş müsebbibi  DETERJANLARDIR, yani sentetik temizlik mamulleridir.

“Sentetik temizlik ürünlerinin başlıcaları, Çamaşır ve Bulaşık deterjanları, Sıvı sabunlar ve Şampuanlardır. Sıvı sabunlar, bulaşık deterjanları ile şampuan hammaddelerinin orantıları değiştirilmiş halidir. Sabunun sıvılaştırılmışı değildir.

Bu temizlik mamullerinin içerisindeki kimyasallar insan vücudunda karbon yapımızı kırarak veya oksijeni tüketerek tamiri imkânsız hastalıklara yol açarlar. ‘’DETERJAN KADAR İNSAN SAĞLIĞINA ZARAR VEREN BİR MADDE YOKTUR’’

Sentetik temizlik ürünleri vücuduma dokunmasın gitsinler istiyorsanız yapılacak bir şey vardır:
1-Çamaşır makinesinde: Çamaşırlarınızı 8.000 kg ( 8 ton) su ile durulamanız gerekir.
2-Bulaşık makinesinde: Bulaşıklarınızı 6.000 kg (6 ton) su ile durulamanız gerekir.
3-Banyoda: Şampuan veya body jel kullanmışsanız 2.000 kg (2 ton veya 250 orta boy kova dolusu) su ile durulanmanız gerekir.

Küçük çocuğu olup ta boğaz enfeksiyonu geçirtmeden, bademcik problemsiz büyütebilen anne var mı? İnanın bu işin baş müsebbibi bulaşık deterjanlarıdır.
Rahim-meme ve prostat kanserinin, mide kanserinin en büyük tetikleyicisi deterjanlardır.

Bu mamulleri kullandığınız zaman bir diğer tesir ve etkisi ise çevre kirliliğidir. Bunların içerisindeki kimyasalların başlıca özellikleri bulundukları yerde oksijeni tüketmeleridir. Oksijensiz bir yerde ise hayat olmaz.

Nitekim 1978 yılında Marmara denizinde 126 balık çeşidi varken bu gün bu sayı 25 çeşide inmiştir. 2050 yılına kadar da denizlerdeki canlıların %98 inin yok olacağı tahmin edilmektedir.(Oxford başta olmak üzere amerikan üniversitelerinin açıkladıkları raporlardır.) 

Zerrelerin hesabına dönecek olursak bu sentetik ürünleri kullanmanın da bir hesabı vardır. Kimin nereye ne kadar sıkıntı çektirdiği nelere sebebiyet olduğunun ‘’zerre mıskal hayrın-zerre mıskal şerrin’’ hesabının verileceği bir ahiret gününe doğru gidiyoruz.

Bizim kullanmamamız belki çok bir şeyi değiştirmeyecek ama bizim bu hesabı verenlerin içerisinde olmamamız gerekmektedir. Temizliğin tabii yollarla yapılması gerektiğini sevdiklerimize tanıdıklarımıza bildirmek bir VAZİFEDİR-GÖREVDİR.” Dedikten sonra, Sabun kullanımı ile ilgili şu bilgileri vermektedir:

TABİİ (DOĞAL) TEMİZLİK: SABUN
 
YAĞ + KOSTİK= SABUN
Bildiğiniz ve aklınıza gelen tüm yağların kostikle muamelesinden sabun elde edilir.

KOSTİK: Bir damlası insanın gözünü kör edebilir. 2 Damla kulaktan içeriye akıtılsa insanın beynini parçalamaya yeterlidir.
Ama sabun yapılırken yağın yağ özelliği kalmadığı gibi kostiğin de bu parçalayıcı özelliğinden eser kalmaz.

Kostik, Tuzruhu ve Çamaşır suyu aynı hammaddelerin ve tesislerin mamulleridir.
ELEKTRİK ENERJİSİ+ TUZ = KOSTİK + TUZRUHU + ÇAMAŞIR SUYU
Dünyadaki tüm ülkeler bu mamulleri elde etmek için aynı sistemi kullanırlar.(Klor-alkali tesisi).Kapalı bir tuzlu su havuzunda, arada yarı geçirken bir zar vardır, elektroliz uygulanmasıyla elde edilir. Su ve tuz iyonlarına ayrışır ve bu maddeler elde edilir.

Türkiye ve tüm dünyada zeytinyağlı sabunun en kaliteli sabun olduğu bilinir. Marketlerde ise birçok sabun ambalajının üzerinde ‘’%100 DOĞAL-Zeytinyağlı ‘’ ibaresi ve bir de zeytin dalı bulunur.
İstanbul Kasımpaşa’da bir zamanlar et sucuğu imalatı oldukça yaygınmış. Bu konunun üstatlarından birisi aşırı rekabetten bıkar ve bir tabela asar: %50 bıldırcın etinden et sucuğu diye. Bıldırcın eti en lezzetli et olduğu için sucuğu da mükemmel olacaktır. Herkes başına toplanır. Üstat bu işi nasıl yaptın diye. Cevap hazırdır: bir danaya bir bıldırcın, kullandım der.

İşte marketlerdeki sabun etiketi de budur. Normal sabunun içerisine katılan az biraz zeytinyağı o sabunun tamamının zeytinyağlı gibi anlaşılmasına yeterlidir. İlk başta da bahsettiğimiz gibi tüm sabunlar, hangi yağdan yapılırsa yapılsın, tabiidir, doğaldır.
Dış dünya ile irtibatımızı sağlayan en önemli elbisemizin, cildimizin temizliğinden bahsediyoruz. Çok hassas ve titiz davranmak zorundayız. Sadece %100 zeytinyağlı sabun kullanmakla beraber bu sabunda aranacak bir diğer özelliğin ise kesinlikle kimyasal veya sentetik bir dolgu veya katkı maddesi katılmamış bir sabun olması gerekmektedir. Basit bir misal verelim: Normalde bir koku açıkta bırakılsa uçar gider. Ama sabun veya şampuanlarda aylarca da kalsa koku gitmez. İşte kokunun uçmayıp kalmasını sağlayan özel kimyasal katkı maddeleri vardır. Bu kimyasal maddenin ise en kolay eriyeninin erime noktası 260 derecedir. Bu malzemeyi vücudunuzdan uzaklaştırmak isterseniz vücudunuza 260 derecelik birkaç yüz kg su dökmeniz icap eder. Ancak bu sayede bu kimyasalın zararlı etkilerini uzaklaştırmış olabilirsiniz. İnsan kemiği ise 230 derecede erir.

Piyasada görmüş olduğunuz rengârenk mis kokulu sabunların en az %85 i hayvansal iç yağından üretilmiştir. Bu yağın HINZIR (DOMUZ) dan elde edilmiş olabilmesi de ayrıca bir risktir. Bundan dolayı da %100 zeytinyağlı sabun kullanımı çok önemli bir değer daha kazanmaktadır.

ÇÖZÜM: Birçok kez deterjanlar zararlı denildi,yazıldı-çizildi.Ama yerine alternatif olarak neyin-nasıl kullanılacağından çok bahsedilmedi.

1-Her marka her çeşit sabunu rendeleyipte kullanabilirsiniz.(İçerisinde AKTİF-OKSİJENLİ yazan toz sabunlara dikkat edin ve almayın).Bize telefon acın nasıl kullanacağınızı anlatalım.

2- Gerek çamaşır gerekse bulaşık makineleri için Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
www.saberkimya.com.tr
adresinden de temin edebilirsiniz. Kapınıza kadar teslim gönderiyorlar.

Yani çaresiz-çözümsüz değilsiniz.
Logged
« Yanıtla #2 : 16 Ağustos 2008, 13:22:25 »
leyliece
MissMod
Tiryaki
*****



DİKKAT:BağımLıLık YapaBiLir...

Rep Gücü: 4
Rep 422


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2182

Google fotoğraflarımı taqqlayıp durmaa


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar

Üyelik Bilgileri
Ynt: İşte, pastorize sütün sağlığa zararları

Bu kimyasal maddenin ise en kolay eriyeninin erime noktası 260 derecedir. Bu malzemeyi vücudunuzdan uzaklaştırmak isterseniz vücudunuza 260 derecelik birkaç yüz kg su dökmeniz icap eder. Ancak bu sayede bu kimyasalın zararlı etkilerini uzaklaştırmış olabilirsiniz. İnsan kemiği ise 230 derecede erir.

Piyasada görmüş olduğunuz rengârenk mis kokulu sabunların en az %85 i hayvansal iç yağından üretilmiştir. Bu yağın HINZIR (DOMUZ) dan elde edilmiş olabilmesi de ayrıca bir risktir. Bundan dolayı da %100 zeytinyağlı sabun kullanımı çok önemli bir değer daha kazanmaktadır.


bilgilendirici paylaşım için teşekkürler.
Logged

Bulut ol lakin rahmet yağdır hüzün değil. Kainat bir alış veriş mekanı, gonca verirsin cehennem alırsın. Ben de gönlümün yarasına  kıvılcım koydum umudum bir damla şebnemle bin gül bahçesi alabilmek.Gel ey dost!

Beraber yürüyelim bu acılar kervanında.Rüzgar işte temizliyor iyi-kötü demeden, nasıl esti ise gül soldu bülbül sustu. Rüzgar gam_küsarlığını hiç eksiltmedi lakin, güneş hep yerinde kaldı.

Yıllardır çabam baharın gülü olabilmekti, kış görünmeden sonbaharda soldum. İçimdeki mavi söndü yerine gecenin ziyası kapladı. Ah! Geceme nur insin derdim de onun da bir bedeli olduğunu düşünememişim. Kaldır başını seyr eyle lapa lapa yağan beyaz düşlerimi. Şimdi karanlık ve soğuk. Birinin adı ümitsizlik diğerinin korku!

Hep yolumu kapamak isteyenler, ah! Kılıcını kuşananlar çıktı karşıma. İyi-kötü yanlışlarıyla doğrularıyla kayboldu. Hayat ve ölüm kucak kucağa içimde volkan gibi büyüyor. Tıpkı ay ile güneş gibi...
« Yanıtla #3 : 16 Ağustos 2008, 18:06:56 »
wampirella
SESSİZLİK İŞİTİLMEYEN BİR FERYATTIR..
SuperModerator
Tiryaki
*****



DİKKAT:BağımLıLık YapaBiLir...

Rep Gücü: 7
Rep 1235



Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2849

HissetмeLiyiм vαrLıqıиı uzαktα oLsαиdα...


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar

Üyelik Bilgileri
Ynt: İşte, pastorize sütün sağlığa zararları

ilginçmiş bilmedigimiz ne çok şey var
bilgi için teşekkürler....
Logged

HissetмeLiyiм vαrLıqıиı uzαktα oLsαиdα
Tµtkµиsαм,yaиıksαм sevdαLıysαм sαиα
GizLeмedeи qözyα$Larıмızı, αqLayabiLмeLiyiz,
Seviи¢Leriмizi pαyLαşıp, qüLebiLмeLiyiz,
Beи beиi, seиde yαşαмαLıyıм
Seиde seиi,beиde yα$αмαLısıи.
SeиLeykeи kørkмαмαLıyıм, öLüмdeи biLe
Gitмe kαL dediqiиde yαимαLıyıм ate$iиLe.
Yüreqiмdeи  qeLeи sesLe sevdiqiмsiи diyebiLмeLiyiм
BöyLe sevмeLisiи beиi,beиde seиi..

[  Nerde...:-( ...  ]

!!!... W.A.M.P.İ.R.E.L.L.A ...!!!
Sayfa: [1]   Yukarı git
||| GoogleTagged |||
GoogleTagged: pastorize

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
'Teknolojinin fazlası sağlığa zararlı' Bilim ve Teknoloji azengin 0 23 Son Mesaj 11 Şubat 2008, 12:47:59
Gönderen: azengin
İşte Gerçek Aşk bu!! Aşk_Sevgi Barısİnce 10 126 Son Mesaj 24 Mayıs 2008, 21:43:35
Gönderen: D!Lo$Hy..
İşte Çarşı Budur!!!! Çöp Kutusu Cellat 0 64 Son Mesaj 18 Mayıs 2008, 12:02:28
Gönderen: Cellat
İŞTE GERÇEK BİR ORG HARİKA Ses ve Görüntü Araçları Hkn © 0 20 Son Mesaj 27 Haziran 2008, 10:52:34
Gönderen: Hkn ©
Alkolün zararları Sağlık TeVerro 0 22 Son Mesaj 13 Ağustos 2008, 17:59:27
Gönderen: TeVerro
Gülmek İşte... Genel Konular gfb_angel_zevza 5 54 Son Mesaj 17 Ağustos 2008, 20:24:16
Gönderen: Barısİnce
İşte memura yapılan zam Güncel TeVerro 1 24 Son Mesaj 16 Ağustos 2008, 15:43:40
Gönderen: hesap_günü
Arşiv

|Site Map1 | |Site Map2 | |Google Tagged | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Vista v2 Design by Çapqino
Bu Sayfa 0.407 Saniyede 35 Sorgu ile Oluşturuldu

Dün 11:30:46