+ .::ForuMetro::. simple machines forum smf.gen.tr ödüllü seo webmaster yarışması
Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:
  Mesajları Göster
Sayfa: [1]
1  __METROPOLİSTANBUL___ / İstanbul Kültür&Sanat / haliç ten bi görüntü : 15 Temmuz 2008, 16:07:54
güzel bir resim.   sizce..............?
2  KÜLTÜR-SANAT-HAYAT / İslamiyet ve İnsan / Kulumu Cennet'e götürün : 15 Temmuz 2008, 16:03:28

 
 
İnsanlar hakkında her zaman hüsn-ü zanna memur olan mü'minlerin, Yüce Yaratıcı'nın muamelelerine karşı sû-i zan ifade eden hoşnutsuzlukları da asla düşünülemez. 
 
 
 
Bir mü'min her şeyden ve herkesten evvel Mevlâ-yı Müteâl hakkında hüsn-ü zan sahibi olmalıdır.

Rabb-i Rahim hakkındaki güzel mülahazaların ötede nasıl afv fermanına dönüştüğü bir hadis-i şerifte şöyle anlatılmaktadır: Amel sandığında hayr u hasenâtının yanı sıra pek çok günahı da bulunan bir kulun hesabı görülür; mizanda sevap kefesi daha hafif gelince, azap ehlinden olduğuna dair hüküm verilir. Cezaya müstehak o kul derdest edilip perişan bir vaziyette, adeta sürüklene sürüklene mücâzat mahalline doğru götürülürken, ikide bir geriye döner ve bir sürpriz bekliyormuş gibi etrafına bakınır. Cenâb-ı Hak, meleklerine "Kuluma sorun bakalım; niçin geriye bakıp duruyor?" buyurur. (Geriye bakma meselesi bizim anlayacağımız şekilde konuşmanın gereği olarak, fizik âlemiyle alâkalıdır; yoksa Zât-ı Ulûhiyet için mekân ve yön mevzubahis değildir.) Adamcağız der ki, "Rabbim!.. Hakkındaki hüsn-ü zannım böyle değildi; evet, âlem sevaplarla gelirken -maalesef- ben günah getirdim; fakat, Senin rahmetine olan inanç ve itimadımı hiçbir zaman kaybetmedim!.. Recâm oydu ki, bana da merhametinle muamele edesin ve beni de bağışlayasın!.." İşte, bu mülahazalar ve Allah Teâlâ hakkındaki hüsn-ü zan, o insanın kurtuluşuna kapı aralar; neticede adamcağız "Kulumu Cennet'e götürün!" müjdesini duyar.

Aslında, bir mü'min hayatının her diliminde Allah Teâlâ hakkında hüsn-ü zanna sarılmalı ve hep bu recayla yaşamalıdır. "Ben günahkâr olabilirim; hatta hâlâ O'na ancak pamuk ipliği ile bağlı olduğum için her an bir kopukluğa da düşebilirim. Fakat, O Gafûr ve Rahîm'dir; gufrân deryasına beni de alacağına dair inancım kavîdir!.." demeli ve bağışlanacağı ümidini beslemelidir. Şu kadar var ki, hüsn-ü zan ve reca duygusu insanı yeni yeni günahlar işlemeye sevk etmemelidir. Hâlis bir mü'min, günahtan yılandan çıyandan kaçar gibi kaçmalı; ezkaza bir cürüm işlemişse, o zaman da hemen tevbeye koşmalı ve yarlığanacağını umarak mağfiret dilenmelidir. Bu meselede çok hassas bir denge söz konusudur; günahlardan uzak durmak ile kazarâ bir cürüm işledikten sonra ye'se düşmemek arasında ince bir husus mevcuttur.

İnsan, hangi hal üzere olursa olsun, "Kur'an-ı Kerim'de kendisini Rahman u Rahîm isimleriyle vasfeden ve hayatını boşa harcayan kimselere hitap ederken bile "kullarım" diyen bir Rabbim varken niçin ümitsizliğe düşeyim ki!.. İşin doğrusu, böyle bir Rabb-i Rahim'e karşı günah işlemek de çok yakışıksız oluyor. Öyleyse, bundan sonra masiyete nasıl girebilirim ki?!." diyebilmelidir. Evet, insan ne kendisini salmalı ne de ümitsizliğe düşmelidir.
 
 
3  KÜLTÜR-SANAT-HAYAT / İslamiyet ve İnsan / haftanın duası : 15 Temmuz 2008, 16:01:27

 
Ey bütün hamd ü senâların biricik mercii Yüce Rabbimiz! Hazinelerinden bizlere lütfettiğin bütün nimetler, kalblerimizi donattığın tüm zînetler ve ruhlarımıza sevdirdiğin topyekün güzellikler için biz de Sana hamd ve şükranlarımızı arz ediyoruz. 
 
 
 
Bahtına düştük, halimize merhamet eyle ve lütfen bu kadar ikram ve ihsanda bulunduktan sonra bunları geri almak suretiyle bizi ikab etme.. hoşnutluğundan mahrum bırakmak suretiyle cezalandırma!..
 
4  EĞLENCE / Şarkı Sözleri / Sezen Aksu-Yol Arkadaşım : 15 Temmuz 2008, 15:56:08
Yol Arkadaşım hello2

yol arkadaşım gördün mü duydun mu bitenleri
kıskanıyor insan bazen basıp gidenleri
yalnız aşmışız iyice üstelikte alışmışız
hiç beklentimiz kalmamış dosttan bile

korkular basmış dünyayı, şimdi bir semt adı vefa
kutsal kavgalardan bile kaçan kaçana
anlaşılır gibi değiliz tek bedende kaç kişiyiz
hem yok eden hem de tanık, esas karmaşa

ben sana küsüm aslında, haberin yok
koyup gittiğin yerde kötülük çok
kime kızayım, nazım senden başka kime geçer
benim sensiz kolum bacağım,ocağım yok.
 Aşk Aşk Aşk Aşk Aşk Aşk
5  EĞLENCE / Şarkı Sözleri / minik serçe den seçmeler : 15 Temmuz 2008, 15:53:53
Tutsak

ihaneti sende gördüm
Sende şiddeti gördüm aşkı gördüm
Yanarak içinden geçtim aşkın
Kor olmadan küle döndüm
Dokun bana dokun n'olur
Hasretinden oldum
Kopar zincirleri yeniden gel
Durmadan gel hep gel
Ben sana tutsak sen bana yasak
Gel günahlarla korkularla gel
Ben savunmasız çırıl çıplak
Sen hesaplarla sorgularla gel
Geçiyor günler çok üzgünüm
Geçiyor akşamlar sessiz
Geceyi yırtar yalnızlığım
Güneşi yakarım sensiz
6  KÜLTÜR-SANAT-HAYAT / Benim Memleketim / sizce hangisi...........? : 15 Temmuz 2008, 15:48:40
argue argue
7  TV DİZİLERİ-SİNEMA-TİYARO / Sinema ve Tiyatro / wanted fragman : 05 Temmuz 2008, 17:42:05
bence  süper bir film olmuş kaçmaz.............
8  EĞLENCE / Anketler / milli takım : 05 Temmuz 2008, 17:30:18
sizce  ne  olacak?.......
9  EĞLENCE / Anketler / Ynt: Kızlar Futboldan Anlar mı?? : 05 Temmuz 2008, 17:25:06
bence  anlayan bayanların azliığıyla  birlikte  çoğunluk anlamıyor... Kuzey Utangac
10  KÜLTÜR-SANAT-HAYAT / İslamiyet ve İnsan / istihare ve istihare namazı : 05 Temmuz 2008, 17:12:56
İstihare "hayırlı olanı istemek" anlamına gelir. İnsanlar, kendileri için önemli olan bir karar verecekleri veya bir seçim yapacakları zaman, bazan belki eldeki verilerin yetersizliği sebebiyle veya çeşitli sebeplerle dünya ve ahiret baımından kendileri için hangi seçimin hayırlı olacağını kestiremezler ve bunu bilmek için çeşitli çarelere başvururlar. Mesela, Peygamber imiz'in nübüvetle görevlendirildiği sıralarda Araplar'dan bir kimse yolculuğa şıkmak istendiğinde, bu yolculuğun kendisi için hayırlı olup olmadığını anlamak için fal oklarına başvururdu. Peygamberimiz bu adeti kaldırarak onun  yerine istihareyi getirmiş ve şöyle buyurmuştur: (1)
" Biriniz bir iş yapmaya niyetlenince farzın dışında iki rek'at namaz kılsın ve şöyle desin: Ey Allahım, ilmine güvenerek senden hakkımda hayırlısını istiyorum, gücüme güç katmanı istiyorum. Sınırsız lutfundan bana ihsan etmeni istiyorum, gücüme güç katmanı istiyorum. Ben bilmiyorum, ama sen bilyorsun, ben güç yetremem ama sen güç yetirirsin. Ey Allahım! Yapmayı düşündüğüm bu iş, benim dinim, dünyam ve  geleceğim açısından hayırlı olacaksa, bu işi benim hakkımda takdir buyur, onu bana kolaylaştır, uğurlu  ve bereketli eyle. yok eğer benim, dünyam ve geleceğim için kötü ise, onu benden, beni ondan uzaklaştır. Ve hayırlı olan her ne ise sen onu takdir et ve beni hoşnut ve mutlu eyle!" (2)
Namazda, makbul olanı; ilk rekatta Fatiha ve Kafirun Suresi, ikinci rekatta ise Fatiha ve ihlas suresi  okumaktır. İki rek'at namaz kılıp  bu duayı  yaptıktan sonra, kalbe doğacak istek veya nefretle, yahut yapıcı veya engelleyici sebeblerle işin hayırlı olan tarafı gerçekleşmiş olduğuna kanaat beslenir ve buna rıza gösterilir. Namazı kıldıktan sonra dünya kelamı etmemek, sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmak, uymaya çalışırken kalpten "Allah Allah" demek güzel olan şeylerdir. Bu namazı buradan okuyup, tatbik etmek isteyenlerden bir dileğimiz olacak, Yukarıdaki Peygamber efendimizin yukarıdaki duasını kendi sıkıntısına, problemine uyarlayıp kalbinden okuduktan sonra;

3 ihlas ve 1 Fatiha'yı da başta Peygamberimize, sevdiklerine ve Zamanın Sahibine hediye eylesin. Onların yüzü suyu hürmetine bu aciz kulunun anlayacağı şekilde her şeyi  aşikar göstersin, perdeleri aralasın diye Allah'a dua etsin. Dua esnasında:
•   Allah ile konuşur gibi dua etsin,
•   Etrafını saran melekleri hissetsin,
•   Dua esnasın da gözlerini  kapatsın,
•   Boynunu büksün,
•   Allah'ın aciz bir kulu olduğunu hisssetsin.

Birinci defada sonuç alınamazsa üç kere veya yedi defa tekrarlanabilinir.

Sammi olarak yapıldığı takdirde, kalbe doğuş olabilir, istihare sonucu bir ferahlık  ve rahatlık olursa o işin hayırlı olacağına, sıkıntı ve darlık olursa olumsuz olacağına işaret edilir. Gündüz yapılacağı gibi, iyice konsantre olunabilmesi için geceleyin yatmadan hemen önce yapılması tavsiye edilir.  İstihare için uykuya yatma ve rüya bekleme şartı olmadığıda unutulmasın.  Allah bunu samimi olarak isteyenlere bir işaret veya ipucu verir.

O kapısına geleni  geri çevirmez. O'nun kapısı umutsuzluk kapısı değildir.

İstihare namazı
Sual: İstihare nedir ve istihare namazı nasıl kılınır?
CEVAP
İstihare, bir işin hakkında hayırlı olup olmadığını anlamak için abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra bu husustaki duayı okuyarak o işle ilgili rüya görmek üzere uykuya yatmaktır.

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Dört şeyi yapan dört şeyden mahrum kalmaz:
1- Şükreden, nimetin artmasından,
2- Tevbe eden, kabulden,
3- İstihare eden, hayırdan,
4- İstişare eden, doğruyu bulmaktan, hakikate ulaşmaktan mahrum olmaz.

Herhangi bir işe başlarken, mesela evlenirken, ev alırken istihare yapmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Mutluluk, istihare namazı kılmakla gerçekleşir.) [Hakim]

(İstiharede bulunmak ve kadere rıza göstermek kişinin mutlu olacağına, bunun aksi ise, kişinin mutsuz olacağına alamettir.) [Tirmizi]

(İstihare eden kimse mahrum kalmaz, istişare eden pişman olmaz. İktisat eden darlık çekmez.) [Taberani]

Evlenmeden önce, birkaç defa istihare etmeli, Hak teâlâya sığınmalıdır. Nefsin ve kötü kimselerin araya girmemesi için, yalvarmalıdır.

Bir işe başlayacağınız veya bir şeyden kurtulmak istediğiniz zaman, iki rekat nafile namaz kılıp [aşağıda bildirilen Arapça duayı okuyarak] "Eğer bu işim [Mesela şununla evlenmem veya şu evi almam] dünya ve ahiretim için hayırlı ise, bunu bana mübarek eyle. Eğer hakkımda hayırlı değilse, onu benden uzaklaştır ve hayırlı olanı bana kolaylaştır. Beni kazana rıza gösterenlerden eyle, Ya Erhamerrahimin" demelidir.

Önce günahlardan tevbe edilir. Tevbe için kısaca, "Ya Rabbi! Büluğ anımdan şimdiye kadar yaptığım günahlara pişman oldum. Bundan sonra da, inşallah hiç günah işlememeye söz veriyorum" denir. Sonra gusledilir. Gusülden sonra, o gece (istihareye niyet ettim) diyerek iki rekat nafile namaz kılınır. İlk rekatta Kâfirun, ikinci rekatta İhlas okunur. İstihare namazından sonra şu dua okunur:

(Allahümme innî estehirüke bi-ilmike ve estakdirüke bi-kudretike ve eselüke min fadlikelazim fe inneke takdirü ve la akdirü ve tâlemü vela âlemü ve ente allamül-guyub)

Bu şekilde istihareye yedi gece devam edilir. [Gündüz de istihareye yatmak caizdir.] Gusül sadece ilk gün alınır. Diğer günler gusle gerek yoktur.

İstihare başkasına yaptırılmaz. İstihareyi herkesin kendi yapması gerekir. İstihare yapmasını öğrenmeli, bu sünneti kendisi ifâ etmelidir. Bedenle yapılan ibadetleri başkasına yaptırmak caiz değildir.

İstihare namazını kılıp duasını ettikten sonra hiç konuşulmadan yatılmalı. İhtiyaç varsa konuşulur. Aslında her zaman yatsı namazını kıldıktan sonra, ihtiyaç olmadıkça konuşmamak müstehaptır, iyi olur.

İstihareden sonra, abdestli olarak, kıbleye dönüp yatılır. Rüyada beyaz veya yeşil görmek hayra, siyah veya kırmızı görmek şerre alamettir. 7 gün istihareden sonra, rüyada bir şey görülmezse, kalbe bakılır. O işi yapmak arzusu varsa, o işe karar verilir.

Bir muradı olan kimse, abdest alır, temiz bir yere oturur, üç defa salevat-ı şerife okur, sonra her birine Besmele çekerek 10 Fatiha, sonra 11 İhlas okur, sonra üç defa salevat okur. Sonra sağ yanı üzere, yüzü kıbleye karşı olarak ve sağ elini sağ yanağı altına koyarak yatar, niyet ettiği şeyin iyi veya kötü olacağını bi-iznillah rüyada görür. (Fetava-i Karı-ül-hidaye)

İstişare, istihareden üstündür
Sual: İstişare edecek salih, güvenilir kimsesi olanın, istihare yapması uygun mu?
CEVAP
Uygun olmaz.
Bir iş yaparken ehline sormaya "istişare" denir. İstişare sünnettir. Hatta Peygamber efendimize farz idi. Halbuki elbette vahiy ile öğrenebilirdi veya Cebrail aleyhisselamdan Allahü teâlânın muradını sorup öğrenebilirdi veya bizzat kendisi devamlı istihare yapabilirdi. Ama Sevgili Peygamberine Allahü teâlâ istişare yapmasını emretti. Kur'an-ı kerimde mealen, (Bir iş yapacağın zaman arkadaşlarınla istişare et!) buyuruluyor. (Al-i İmran 159)

İyi kimseler övülürken de (İstişare ederek iş yaparlar) buyuruluyor. (Şura 38)

İnsan, malını, emniyet ettiği kimseye bıraktığı gibi, doğru söyleyeceğine emin olduğu kimse ile istişare eder, danışır. Meşveret, yani danışmak, insanı pişman olmaktan koruyan bir kale gibidir. Meşveret olunacak kimsenin, insanların halini, zamanın ve memleketin şartlarını bilmesi lazımdır. Buna siyaset bilgisi denir. Bundan başka, aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören, hatta sıhhati yerinde olması lazımdır.

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Salih olan âlimlerle istişare edin!) [Taberani]

(İstişare, pişmanlığa karşı kaledir.) [İ.Maverdi]

(İstişare eden pişman olmaz.) [Taberani]

(Yapacağı işi ehli ile istişare edene, o işin en güzeli nasip olur.) [Taberani]

(Akıllıya danışıp onu dinleyen, doğruyu bulur, dinlemeyen pişman olur.) [İ.Maverdi]

(Tedbirli kimse, işinin ehli olana danışıp, ona göre hareket eder.) [Ebu Davud]

Hazret-i Âdem, “İşlerinizi istişare ile yapın. Eğer ben, yasak meyve konusunda meleklerle istişare etseydim, musibete maruz kalmazdım” buyuruyor.

Hazret-i Ömer, (Allah’tan korkanlarla istişare edin) buyurmuştur.

Demek ki, ehli olan ile istişare, istihareden üstündür yani istişare şartları varken istihare yapılmaz. Ancak, danışacak salih, güvenilir bir zatı tanımayan istihare yapmalıdır.
11  ..::ForuMetro.com::.. / Tanışma Bölümü / slm herkese : 05 Temmuz 2008, 16:30:00
slm millet
 Kuzey hello2
12  TV DİZİLERİ-SİNEMA-TİYARO / Prison Break / Ynt: Prison Break 4. Sezon Yayın Tarihi : 05 Temmuz 2008, 11:36:33
kanka unutulduk buralarda    Utangac
13  ..::ForuMetro.com::.. / Tanışma Bölümü / günaydın : 26 Haziran 2008, 11:02:10
slm millet  artık bende  burdayım...... MO CUHİSLA************ 4:= hello2 hello
Sayfa: [1]
Arşiv

|Site Map1 | |Site Map2 | |Google Tagged | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Vista v2 Design by Çapqino
Bu Sayfa 0.933 Saniyede 26 Sorgu ile Oluşturuldu