|
|
Susacak içimdeki dertli şair 21-03-2006 18:30-23:30 Uzak... uzak ufuklarda gözlerim, İstanbul’da..., İstanbul’da Boğaziçindeyim. Rüzğarda bir hüzün, dalgalarda sesi şairlerin, Bir yanda Nazım’ın türküsü, bir yanda Veli’nin. Kederlerle sarmaş-dolaş, kederlerle iç-içeyim, Yalnızlığımla ben, İstanbul’da Boğaziçindeyim.
O yandan, o yana resim çiziyor, havada martılar, Bulutlarda geziyor, çiçekler, bir çocuk ve atlar. Gemiler... gemiler... gemiler... gittiler, Beni sahilde, bir başıma bıraktılar
Kaldırımlarda uzaklaşırken , ayak sesleri Necip Fazıl’ın Ah ! Acı kî, hükmü geçiyor, dilimdeki şarkıların. Son demleri bu gönül ! son demleri, içimdeki baharın Belki seneye, belki yarın... belki yarın... Konuğu olacağım, Karacaahmet’te bir sade mezarın.
Ada vapuru bir düdük çalar, bir şiir geçer uzaktan Tenhada, yine bir şiir karşılar beni, Kaybolan mazideki elemi, Kaybolan gençlikteki elemi, şair söyler, şair anlar Ve... çalınmaz artık, dede efendi, susar Hafız Burhan, bir cızırtıdır artık gelen, kalbim gibi ...kırık plaktan.
Her akşam, sokaklarında bir şair gezer, Yüreğinde hüzün, bakışlarında hep keder. Ezan sesiyle huzur ararken minareler Cami cami, çeşme çeşme, koca Sinan gülümser.
Ey ! şiirlerle gülen, şiirlerle ağlayan şehir, Sevemedin beni, sevemedin beni, sevmedin. Fatih’te dinerken hasretin, Beyoğlunda, acıtır içimi, gurbetin.
Gün gelip, duracak içimdeki fırtına, Gün gelip, kuruyacak, bu taşkın nehir, Kırılacak son kalemim, doyamadan sana, Doymadan sana, susacak içimdeki dertli şair.
--- Ahmet Ünal ÇAM Şiirlerinden ---
|